FAIL (the browser should render some flash content, not this).
KENTSELHABER
FAIL (the browser should render some flash content, not this).
Her şeyden biraz kalır...
İclal Aydın
İclal Aydın - Her şeyden biraz kalır...-Köşe Yazısı

Çalışma odasında yerde yatıyordum. Bugünlerde gözüme nereyi kestirsem oraya yatıyorum. Yere yatınca iyi geliyor bana, neden bilmiyorum. Çocukken masanın altına saklanarak oynamanın eğlencesi gibi bir şey belki de aradığım...

Yere yattım yine. Kitap okuyordum. Yan dönmüştüm ve kitabın o sayfasını neden ve ne zaman kıvırdığımı düşünüyordum. Belki daha önce yazmıştım, yazımda kullanmak için kıvırmıştım. Belki sadece çok sevmiştim...

Ben çalışma odasının halısının üzerinde yan yatmış bunları düşünürken yardımcım endişeli bir ifadeyle tepemde belirdi. “İyi misiniz?” diye sordu şüpheyle. “Süperim” dedim yerimden kalkmadan. Elimdeki kitabı gösterdim, “iyileşmek için şu anda ilaç alıyorum hatta” Bu ara ne desem “he” diyorlar zaten. “Peki” dedi ve çıktı...

Ama hâlâ düşünüyorum, ben bu kitabın sayfasını neden kıvırmıştım? Hangi kitap? “Kayayı Delen İncir” (*) sayfa: 77... Ne diyor?

 

***



“İnsan en çok sabahları arar sevdiği kadını”

diyor birisi, katılıyorum o sabahlara.

Öğleler kaba yaşanır, kalındır

Akşamüstleri ince hüzünlü

Çiçekler alınıp verilebilir

Sabahtır yalnızlık

Nasıl sabah, nasıl yalnızlık

Ve şiirsel hiçbir yanı yok sanılır

Var mıdır, vardır

Vardır, ama çiçeklerle değil

Kendi başına zımparataşı gibi acımasız.

Ne aklıma gelse bir bakıyorum unutmuşum

Tren penceresinden bir tarla

Eskiyip atılmış bir gömlek- hiç unutmam

“hiç unutmam, hiç unutmam, hiç unutmam”

diyor birisi, yineliyorum hiç unutmam, hiç unutmam, hiç unutmam

çünkü hiç unutmam, hiç unutmam, hiç unutmayın

insan nasıl direnir başka

“hiç unutma...” (...)

 

***



Hatırlıyorum şimdi. 2000 yılına canlı yayında girmiştim. Düzce’de... Çadırkent’te... Yeni yılın ilk dakikalarına girerken okumuştum bu şiirden bazı dizeleri... Hava buz gibiydi. Depremzede çocuklar etrafımda şarkı söylüyordu. Yılbaşı yemeği, demir bir tabakta yağları donmuş bezelye olan kız elimi bırakmıyordu. Kulaklığımda son 30 saniyeyi sayıyordu stüdyodaki yönetmenim...Takvim 2000 yılını gösterecekti... “Son cümleni kur” komutu geldi. “Hiç unutmam, hiç unutmam, hiç unutmam... İnsan nasıl direnir ki başka hiç unutmayın” demiştim son olarak...

Ve 2000 yılı başlamıştı...

10 yıl geçmiş ha... O gün yolda okuyordum bu kitabı. Kenarını o yüzden kıvırmıştım demek ki...

Nasıl devam ediyordu şiir:

(...) “herşeyden biraz kalır”

diyor birileri, çoğulluk haklılıktır.

Kavanozda biraz kahve

Kutuda biraz ekmek..

İnsanda biraz acı (...)

 

***



Yattığım yerden kalktım. Size bu yazıyı yazdım.

Nasılsa her şeyden biraz kalacak sonunda...

(*) Turgut Uyar, Can Yayınları


FaceBook'da paylaş Twitter'da paylaş Google'da paylaş Myspace'de paylaş Digg'de paylaş Delicious'da paylaş

YORUM YAP
     Adınız soyadınız : 
Yorumlarınız onaylandıktan sonra yayına verilecektir. Uygun görülmeyen yorumlarınız yayınlanmayacaktır. Yasal zorunluluk olarak yorum yapan ziyaretçilerimizin IP bilgileri kayıt altına alınacaktır. Teşekkürler...
  Bu yazıya ilk yorumu yapmak ister misiniz?
21 Nisan 2014 Pazartesi 3:31
Yazarın Diğer Yazıları
Hepimiz yaptık hepimiz...
Masallar, anneler, çocuklar...
Mor Çatı
Sonunda oluyor galiba
Bir de bakmışsın sen o değilsin!!
Yaz bitti...
Evet-hayır oyunu
İclal Aydın'la hayatın içinden
Biz ne acımasızlar gördük...
Adliyede bir gün
“Her şeyden biraz kalır...” mı?
Acı ekmek parası
Kasket, marka ve parka...
İnsan doğası...
Anneler ve kızları için
AB ve Kezban Hatemi
Yüzden fazla yıl geçti, kime ne..
Ben Türkiyeyim!
Giderken asla yalnız gitmez!!!
Bana “bayan” diyebilirsiniz
Çiçeklerin kanı
10 ayda neler olur...
“Siz” beni sevmeyin
Birazdan geçecek...
Benden sonra tufan...
Kurye trafiği
Şehir...
Dünyanın iki ucunu kavuşturan..
Taraftar
Senin için ne yapabilirim?
Yeri ve edası değişmeyen...
FAIL (the browser should render some flash content, not this).
Cihan Haber Ajansı Anadolu Ajansı Copyright © 2012 kentselhaber.com
TÜRKİYE MEDYAPORT